Bellapais Manastırı

Günümüzde çeşitli müzik festivalleri ve ara ara yapılan klasik müzik konserlerine ev sahipliği yapan “Bellapais Manastırı” Beşparmak dağlarının eteklerinde 1158 ile 1205 yılları arasında inşa edilmiştir.
Gotik mimari tarzının Yakın Doğu’daki en iyi örneklerinden biri olan Bellapais Manastırı’nın ilk sakinleri Kudüs’ten göç eden Augustinian mezhep rahipleridir. 1267-1284 yıllarında Fransa Krallı 3. Hugh tarafından yapılar eklenerek günümüzdeki görünümüne kavuşmuştur.Manastırın hemen ortasındaki avlu ve etrafındaki revaklar ise 1324-1359 tarihlerinde 4.Hugh tarafından yapılmıştır.
Adanın Osmanlıların fethetmesinden sonra manastır Kıbrıs Ortadoks Kilisesi’ne verilmiştir ve sadece kilisesi kullanılmıştır.

Bellapais Manastır’ına ilk girişte sizi bir kapı ve avlu karşılar. Avlunun diğer köşesinde bulunan kilise 13.yüzyıldan günümüze sağlam bir şekilde ulaşmıştır. Yine aynı şekilde manastırın ön tarafındaki freskler 15. Yüzyıldan kalmadır. Manastırın içerisinde ayrıyeten bir de yemekhane bulunmaktadır. Geniş ve dikdörtgen şeklinde olan bu yemekhane Gotik sanatının kusursuz örneğidir. O dönemde Papaz’ın yemek esnasında vaaz için kullandığı kürsüyü de burada görebilirsiniz.
Avlunun Batı tarafındaki kapıdan alt kattaki mutfak, mahzen ve tuvaletlere gidebilirsiniz. Orta avlunun doğusunda ise rahiplerin sohbet ve çalışma odası bulunmaktadır. Sohbet odasının ortasında bulunan sütunun Bizans Kilisesi’ne ait olduğu düşünülmektedir. Manastırın üst katlarında yatak odaları ve değerli eşyaların olduğu alan mevcuttur.
Bellapais Manastır’ı Girne’nin hemen hemen her yerinden gözükmektedir. Özellikle geceleri Beşparmak Dağları’na bakarsanız özel olarak aydınlatılan bu yeri hemen göreceksiniz. 
 Kıbrıs’a geldiyseniz Bellapais Manastırı’nı görmeden dönmeyiniz.

Bunlara da bakabilirsiniz:

Büyük Han

Selimiye Camisi 

St. Nicholas Kilisesi